Sepetim (0) Toplam: 0,00

Issız Bir Eve Düşseniz Yanınıza Alacağınız 10 Kitap!

Issız Bir Eve Düşseniz Yanınıza Alacağınız 10 Kitap!

Hepimizin bildiği, ıssız bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız 3 şey nedir? sorusu an itibarıyla maalesef ete kemiğe bürünerek korono virüsü olarak karşımıza çıktı. Ülke olarak önemli gördüğümüz ne varsa alarak evlere çekildik. Bu durumun ne kadar devam edeceği muamma olsa da, bir süre daha ülke olarak evlerde olacağımız kesin. Yemek, televizyon, twitter, instagram bir yere kadar götürse de, gözler kitaplıklara doğru kaymaya başlıyor.

Virüs salgını var, hepimiz evlere çekildik bekliyoruz. Tam bu noktada, ufkunuzu açacak, bakış açınızı değiştirecek 10 muhteşem kitabı sizler için derledik. Issız bir adaya düşsek yanımıza alırmıyız? bilmem ama ıssız bir eve düşsek kesinlikle alınır! 

 

 

 

10. Huzur - Ahmet Hamdi Tanpınar

Ahmet Hamdi Tanpınar Huzur

Huzur, henüz 20'li yaşlarında olan mümtaz'ın, başından beri yaşadığı huzursuzluğunu anlatır. Bu anlatış, yazar her detayı birebir yaşamışçasına derin ve tutarlı, bir o kadar da hislidir. Okurken cümleler sizi içine alır, çıkmak istesenizde çıkmazsınız.

1. dünya savaşının etkilerini henüz silmeye çalışan ve doğulu geçmişiyle batıya dönmüş bir geleceğe bakan, bu esnada 2. dünya savaşının her an patlak verecek olmasının endişesini yaşayan istanbul kent hayatının musikişinas bir dille resmedilmesidir.

"Bu mahur beste insanın tenine bir çığlık gibi yapışıyor" gibi edebiyat tarihine geçmiş cümleleri de olan muhteşem bir Ahmet Hamdi Tanpınar romanı.

9. Boyalı Kuş - Jerzy Kosinski

Boyalı kuş, Türkiye'de ilk kez 1968'de yayımlanan rahatsız edici bir Jerzy Kosinski kitabı. Esmer olduğu için yahudi/çingene olarak nitelenen, savaştan kaçmaya çalışan, kaçarken köylerde şahit olduğu bir sürü dehşet manzara, eve döndüğünde aylarca konuşamayan bir çocukla karşı karşıyayız kitapta. Bu vurucu satırların Polonyalı ve savaşı görmüş bir yazarın kaleminden dökülmesi büyük tartışmalara yol açmıştır.

Anlatılanlar duygu sömürüsü mü, yoksa propagandası mıdır? yoksa hakiki bir savaş trajedisi ve vahşiliğini dile getiren bir başyapıt mıdır? Eleştirmenler ikiye bölünmüştür. Ama şu bir gerçek ki okuru derinden sarsan bir romandır.  savaş dönemi ve sonrasında çekilen kasvetli ve pesimist kara filmler gibi dehşetengiz bir tablo sunan boyalı kuş,  film uyarlaması da polemikler yaratmış ve seyirci ile eleştirmeneleri ikiye bölmüştür. Kesinlikle hiç eskimeyecek ve hiç hafızalardan çıkmayacak bir roman: Boyalı Kuş.

 

8. Uçurtma Avcısı - Khaled Hosseini

Uçurtma Avcısı Hosseini

Afganistan doğumlu amerikalı yazar Halit Hüseyni'nin ilk romanı, Avrupa'nın en çok okunan kitaplarından biri oldu. Afganistan'ın değişim hikayesi.. monarşi'den rus savaşlarına, taliban dönemine ve sonrasında 11 eylül saldırılarına kadar ulaşan bir hikaye. Okurken sık sık kendinizi ağlarken bulacaksınız.

Radikalizmin ne kadar tehlikeli olduğunu, silah sesleriyle büyüyen çocukların barışı bilmediklerini ve tehlikenin en beklenmedik zamanda karşınıza çıktığını bir kez daha anlayacaksınız. iyi okumalar...

 

7. Körlük - José Saramago

 

José Saramago'nun 1998 nobel edebiyat ödüllü kitabı. Olaylar, "körlük" metaforu üzerinden, çok sağlam bir sistem eleştirisi ve ciddi bir realite etrafında kurgulanmış. Okurken yazarın gösterdikleri ile bizim gördüklerimizin farkı, görmeyi ve körlüğü hepimize tekrar sorgulatıyor. İnsanların, hayatta kalabilmek adına, kurdukları hayvani düzeni, buna mukabil yaşadıkları rezillikleri nasıl sahiplenip bunlara nasıl adapte olduklarını, bunu aslında körlüğün getirdiği doğal zorunluluk çerçevesinde yaptıklarını, gerçek anlamda görmeye başlamak için ödemeleri gereken bedelleri ve bilinçlerini nasıl terbiye etmeleri gerektiğini enfes biçimde anlatıyor. Kesinlikle okunması gereken muazzam bir eser!

6. Suyu Arayan Adam - Şevket Süreyya Aydemir

Suyu Arayan Adam kitabı, kabaca Birinci Dünya Savaşı’na katılan bir insanın başından geçeleri anlatıyor. Sayfaları çevirdikçe Tük tarihinden çok daha fazlasını buluyoruz. Bir insanın yaşam mücadelesi, günün koşulları, toplumların sefaleti ve tüm bunlara rağmen varlığını her daim devam ettiren bir umudu görüyoruz.

Bu kitapla ilgili olarak Kaliforniya Üniversitesi'nden dogu edebiyatı bolumunde ders veren Prof. A.Tietze, Şevket Süreyya'ya kitabı okuduktan sonra bir mektup yollamıştır. Kısa ve öz olan yazı, öyle bir övgü cümlesi içerir ki herhangi bir insana söylendiginde kıvanc duymaması olanaksızdır.. "Suyu arayan adam'ı okudum. sizinkine benzer bir başka hatıra kitabına henuz tesadüf etmiş degilim. kitabınız, insanda şahsınızla tanışmak için Türkiye'ye gelme arzusu uyandırıyor.." 

5. Martin Eden - Jack London

 Jack London Martin Eden

Yükseldikçe kazanan, kazandıkça tükenen bir adamın hikayesi..

Eğitimsiz ve fakir bir insan olan Martin Eden'in aşık olmasıyla başlar hikaye. Aşık olduğu kız kendisinden farklı bir sosyal sınıfa aittir, hayatını değiştirmesi gerekir Martin'in. Entellektüel, eğitimli ve kültürlü insanların biraraya geldiği bu sosyal sınıfa dahil olmak ister, yeteneği, zekası ve insanüstü çabası sayesinde; geçmişte onu hor gören bu insanların özendiği, takdir ettiği ünlü bir yazar olur. Ancak bu insanların arasına girdikçe bu sınıfın yozlaşmışlığını ve örnek aldığı insanların yapmacıklığını görmeye başlar. Canını dişine takarak başarılı olmuş olsa da, herşey ve herkes anlamsızlaşır onun için. Bu duygular içinde kazandıkça, aslında çok şey kaybettiğini anlar. Aşkı, yaşama sevgisini, inancını yitirmiştir. Geçmişte daha mutlu olduğunu dehteştle farkeder.

Bildikçe, yükselmiş, yükseldikçe tükenmiştir Martin Eden...

4. Yabancı - Albert Camus

Yaşadığı dünyadan kendince bir yolla izole olmuş, tepkileri beklenilenden hep farklı bir karakterin yaşamı. Normal-anormal algısını derinden sarsacak bir klasik. Yabancı; normal sınırları içinde olmak gibi bir kaygı gütmeyen, ölüm anına dek ölümü hiç önemsememiş, ama aslında hep bunun içinde varolmuş adamın, Albert Camus'un hikayesi..

3. Gün Olur Asra Bedel- Cengiz Aytmatov

Gün olur asra bedel aytmatov

Aytmatov'un bozkırı, dostluğu, çaresizliği, sovyetleri, uzay çağının izdüşümlerini, aşkı, insanlığı, baba oğul ilişkilerini, kuşak çatışmasını, savaşın insan hayatindaki etkisini herşeyi kapsayan romandır.

Kitap biraz Nuri Bilge Ceylan filmleri gibidir, alabildiğine uzanan zerresine kadar dolu bir boşluk. Kitabı okurken camınıza vuran yağmuru, pencereleri titreten rüzgarı, yığılan karın soğuğunu hissedersiniz. Yedigey ve Kazangap'la oturup trenlerden, deve yetiştirmekten bahsedip bozkırı koklamak isteyeceksiniz!

 

2. Prens- Niccolo Machiavelli

Machiavelli Prens 

Machiavelli'nin yönetim stratejileri üzerine üniversitelerde yıllarca okutulan kısacık eser. İnsanı olduğu gibi kabul etmiş yalan dolana sapmadan nasıl en iyiyi oluşturabileceğini düşünmüştür. insanlar onun fikirlerini "bir tiranın el kitabını yazmış bu" diye anladılar, oysa o, barışın el kitabını yazmıştı. Herkesin okuması gereken muazzam bir eser.

1. Saatleri Ayarlama Estitüsü- Ahmet Hamdi Tanpınar

Türk edebiyatının en başarılı eserlerinden bir tanesi. Ahmet Hamdi Tanpınar, o kadar ince dokundurmalarla, harika bir ironiyle ve gözlemlerle yazmış ki, bitsin istemezsiniz. Okurken, yüzünüzde buruk bir gülümseme olur çoğu zaman, çoğu zaman içindeki tespitlerin ağırlığı yansır. İstanbul'u, bürokrasiyi, toplumu, arada kalmışığı ve olanca saçmalığı aktaran muazaam eser!



Kapat